"Tutkunuzun peşinden gidin" en sık tekrarlanan kariyer tavsiyelerinden biri haline geldi. Ancak Stanford profesörleri ve 'Designing Your Life' kitabının yazarları Bill Burnett ile Dave Evans, bunun insanları yanlış yöne sevk edebileceğini düşünüyor.

Burnett, Perşembe günü yayımlanan Scott Galloway'li "Prof G Podcast"in canlı kaydı sırasında, "Muhtemelen birine verebileceğiniz en kötü tavsiye" dedi. Kendisinin belirttiğine göre sorun, pek çok insanın takip edeceği tek ve bariz bir tutkuya sahip olmaması.

Stanford'lu meslektaşı Bill Damon'ın araştırmasına atıfta bulunan Burnett, "İnsanların yüzde 20'sinden azının tekil ve tanımlanabilir bir tutkusu var" dedi. Diğer herkes için bu mesaj yabancılaştırıcı olabiliyor.

Burnett, "On kişiden sekizi 'Neden bahsettiğinizi bilmiyorum' diyor" ifadelerini kullandı. Diğerlerinin ise ilgilerini çeken "pek çok şey" olabilir ve bunlar arasında nasıl seçim yapacaklarına dair net bir yolları bulunmayabilir.

Bu durum, ilham verici olması gereken bir talimatı öz-şüphe kaynağına dönüştürebilir. Burnett, insanlara tutkularının peşinden gitmelerini tavir etmenin çoğunda "Bende ne yanlış var bilmiyorum" hissine yol açabileceğini söyledi.

Konuşmanın ilerleyen kısımlarında Burnett belirsizlikle başa çıkmak için farklı bir yol sundu: merakla başlamak ve küçük denemeler yapmak. "Gerçekten en dipte olsanız bile, merak ettiğiniz bir şey vardır" dedi.

İkili bu yaklaşıma "prototipleme" adını veriyor. Yüksek riskli ve kalıcı bir kariyer kararı almak yerine insanlar, o alandakibiriyle konuşarak, bir projeyi deneyerek veya işe ilk elden maruz kalarak bir ilgi alanını test edebilirler.

Bu durum özellikle mevcut bir diploma veya kariyer yolu tarafından kapana kısılmış hisseden çalışanlar için geçerlidir. Burnett, insanların "doğru" ana dalı seçmek zorunda olduğu fikrini "işlevsel olmayan bir inanç" olarak nitelendirdi ve bir üniversite ana dalının "hayatınızı organize etme biçimi" değil, "üniversiteyi organize etme biçiminiz" olduğunu savundu.

Evans ayrıca işin hem gelir hem de anlam sağlaması gerektiği fikrine karşı çıkarak, "anlam üretimi ile para üretiminin aynı olmak zorunda olmadığını" söyledi. Amacın amaca dair sabit bir cevabı keşfetmek olmadığını belirten Evans, "Bunu çözmek diye bir şey yok, sadece devam etmek var" dedi.